Konu Başlığı: okul yolunda eğitim haberleri öğrenciler ilgili siteler ödevlerim :: İNSAN İLİŞKİLERİ

Gönderen okulyolunda - 29-01-2013 01:48
#1

İNSAN İLİŞKİLERİ
1. İNSAN İLİŞKİLERİNİN TOPLUM HAYATINDAKİ FONKSİYONU VE ÖNEMİ:
İnsanlar, iradelerinin dışında dünyaya gelirler ve giderler. Yaşadıkları süre içerisinde,bütün nimetlerden en üst derecede yararlanarak mutlu olmak isterler.
İnsanlar birlikte yaşamak zorundadırlar. Her oyunun bir kuralı olduğu gibi birlikte yaşamanın da belirli
kuralları vardır. Bu kurallara uyan insanların, ihtiyaçlarını daha kolay temin edecekleri ve daha çok mutlu olacakları açıktır. Bu nedenle insanların, toplum hayatını düzenleyen belirli kuralları öğrenmeleri ve bunları davranış haline getirmeleri hayatın bir gereğidir.
Toplum hayatında insan ilişkileri önemli bir yer tutar. Bu ilişkiler, belli kurallara dayanır. Bu kuralların bir kısmı hukuka, bir kısmı örf ve adetlere bir kısmı da inançlara dayalıdır.
Toplum hayatını düzenleyen bu kurallara uymak, insan ilişkilerini geliştirir ve kişilerin mutlu olmasını sağlar. Kurallara aykırı davranışlar; kişileri mutsuz kılar, giderilmesi güç olan durumların meydana gelmesine neden olur.
İnsan davranışları, hukuk kurallarına aykırı olursa, "hata veya suç", örf ve adetlere aykırı olursa "ayıp";, inançlara aykırı olursa "günah" şeklinde değerlendirilir.
Hukuk kuralları emredicidir. Bunların insanlar tarafından yerine getirilmesi zorunluluğu vardır. İnsan ilişkilerini düzenleyen örf, adet ve dine dayalı kurallar, emredici bir nitelik taşımazlar. Ancak, bu kurallara uymamak, onları bilerek yapmak, insanı çevresinde sevimsiz, kaba ve saygısız duruma düşürebilir.
Kısaca diyebiliriz ki, insanların birbirleriyle ilişkilerinde; önce kendilerine, sonra da karşısındakilere saygılı olması işlerini kolaylaştırır. Bu karşılıklı etkileşim insan ilişkilerinin bir gereğidir.
İnsan ilişkilerinin; ailede, bulunduğu çevrede ve ülke genelinde olduğu gibi diğer ülke insanlarıyla da iyi olması önemlidir. Bu nedenle, insanların iyi alışkanlıklar edinmeleri ve bunu sürekli bir davranış haline getirmeleri kaçınılmazdır.
İnsanlar, yurt içi ve yurt dışı beşeri münasebetlerinde dikkatli davranmalıdırlar...Bulundukları yerin kurallarına göre davranış göstermelerinin kendilerine değer kazandıracağını unutmamalıdırlar.

İnsan önce iyi ile kötüyü ayırt edebilmeli, iyi olanları kendisi için istediği gibi başkaları için de istemeli ve bunu davranış haline getirmelidir. Her insan tek başına olduğu zamanlarda bile, iyi olanları gerçekleştirme
yolunda çaba harcamalı ve olumsuzluklardan kaçınmalıdır. Bu ruhsal olgunluğa ulaşmış olan kişi, sorumluluk duygusu taşıyacaktır. İyi ve kötüyü birbirinden ayıracağı için de çevrede olumlu izlenimler bırakır. Bu davranıştan hem kendisinin hem de etrafındakilerin mutlu olacağı unutulmamalıdır
İnsanların; ailede, çevrede, okulda, iş yerlerinde elde ettiği olumlu bilgi ve becerileri davranış haline getirmeleri ve bunlardan, diğer insanları da yararlandırmaları gerekir.
Diğer taraftan insanın kendisini disipline etmesi, kurallara uyması, toplum hayatının vazgeçilmez bir unsurdur. Herkesin bu kurallara uyması kaçınılmazdır.
Edinilen bilgi ve beceriler, olumlu yönde kullanıldığı takdirde bir değer taşır. Aksi halde, insanların yararına kullanılmayan bilgi ve becerilerin bir değeri yoktur. Olumlu davranışları bilip de aksi davranışlarda bulunan insanların topluma yararının olduğunu da söylemek mümkün değildir.